KENDİ BANKA KREDİSİ İLE KENDİ VEYA İŞNE ALINAN KONUTU İKAMETGAH VE İŞYERİ OLARAK KULLANIRSAK , GERÇEK GİDERİ SEÇTİĞİMİZDE GİDER İNDİRİMİ VE GELİR VERGİSİ STOPAJI İLE BEYAN KONULARINDA BİLGİ VERİRMİSİNİZ.

09.08.2013

hakan

Soru

27

Cevap

0

Onaylı Cevap

0

Gösterim

949

13 Cevap

N.Genc 12.08.2013

Serbest meslek erbabı kiraladığı işyerinin bir kısmını bir anonim şirkete kiraya verdiğinde elde ettiği kira gelirinden gelir vergisi stopajı yapacak mı?

Serbest meslek erbabının kiralamış olduğu işyerinin bir bölümünü kurumlar vergisi mükellefine kiraya vermesi sonucu elde ettiği kira gelirinin gayrimenkul sermaye iradı olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.

Bu nedenle şirket tarafından serbest meslek erbabına yapılan kira ödemeleri üzerinden Gelir Vergisi Kanununun 94/5-a maddesine istinaden % 20 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekmektedir. Diğer taraftan, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 1/1 maddesinde; Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisine tabi olduğu, 3 üncü fıkrasının (f) bendinde ise Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde belirtilen mal ve hakların kiralanması işlemlerinin de vergiye tabi olduğu hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanunun 17/4-d maddesinde ise iktisadi işletmelere dahil olmayan gayrimenkullerin kiralanması işlemlerinin KDV'den istisna olduğu hükme bağlanmıştır.

Bu hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, serbest meslek erbabının kiracısı olduğu işyerinin bir bölümünü bir şirkete kiralaması neticesinde elde ettiği kazanç serbest meslek kazancı kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, bahse konu kiralama işlemi katma değer vergisine tabi değildir.

Katılıyorum

Katılmıyorum

0

Uzman
Onaylı
N.Genc 12.08.2013

Ücretli olarak çalışan eşlerden birinin adına tahsis edilen lojman kirası, diğer eşin elde ettiği kira gelirinden indirilir mi?

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 71 inci madde de gayrimenkul sermaye iradında safi iradın, gayrisafi hasılattan iradın sağlanması ve idamesi için yapılan giderler indirildikten sonra kalan müspet fark olduğu hükme bağlanmıştır.

        Aynı Kanunun 74 üncü maddesinde ise, "Safi iradın bulunması için, 21 inci maddeye göre istisna edilen gayrisafi hasılata isabet edenler hariç olmak üzere gayrisafi hasılattan aşağıda yazılı giderler indirilir: 

        Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalara göre, oturulan lojmana yapılan ödemelerin kira sayılması ve lojman kira bedellerinin evlilik birliği içerisinde yapılan müşterek gider olarak kabul edilmesi gerekmektedir.

        Buna göre, sahip olunan konutun kiraya verilmesi sonucu elde edilen kira gelirinin beyanında, gerçek gider yönteminin seçilmesi koşuluyla, istisnaya isabet eden kısım hariç olmak üzere ikamet edinilen ve eş adına tahsisli olan konut (lojman) için ödenen kira bedelinin gider olarak indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır. 

Katılıyorum

Katılmıyorum

0

N.Genc 12.08.2013

Hissedarı bulunduğum gayrimenkulü kiraya verdik. Gayrimenkuldeki hissemizi defterimize kaydettik. Tahsil edeceğimiz kira bedeli karşılığı diğer hissedarlardan bağımsız olarak kiracı firmaya KDV’li fatura kesebilir miyiz?

       a) Gelir Vergisi Kanunu Yönünden:

       Gelir Vergisi  Kanununun 70 inci maddesinde yazılı mal ve hakların sahipleri, mutasarrıfları, zilyetleri, irtifak ve intifa hakkı sahipleri veya kiracıları tarafından kiraya verilmesinden elde edilen iratlar gayrimenkul sermaye iradıdır. 

        Ancak bu maddede yazılı mallar ve haklar ticari veya zirai bir işletmeye dahil bulunduğu takdirde bunların iratları ticari veya zirai kazancın tespitine müteallik hükümlere göre hesaplanmaktadır. 

        Tüccarlara ait olsa dahi, işletmeye dahil bulunmayan gayrimenkullerle haklar hakkında gayrimenkul sermaye iradı  hükümler uygulanmaktadır.

        "ticari işletmeye dahil  olma" ifadesinden, bilanço esasına tabi olan işletmelerde bilançonun aktifinde kayıtlı mal ve hakların, işletme hesabı esasına göre defter tutan ferdi işletmelerde ise işletme faaliyetiyle doğrudan ilgili olan ve envantere alınmış bulunan iktisadi kıymetlerin anlaşılması gerekmektedir.

       b) Katma Değer Vergisi Kanunu Yönünden:           



        KDV Kanununun,

        -1/1 inci maddesinde; Türkiye'de, ticarî, sınaî, ziraî faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin,

        -1/3-f maddesinde; Gelir Vergisi Kanununun 70 nci maddesinde sayılan mal ve hakların kiraya verilmesi işlemlerinin KDV nin konusunu oluşturduğu,

        -17/4-d maddesinde de iktisadi işletmelere dahil bulunmayan gayrimenkullerin kiralanmasının KDV den istisna olduğu

        hükme bağlanmıştır.

        Konuya ilişkin açıklamaların yer aldığı 117 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin "2.3 Kiralama İşlemleri" başlıklı bölümünde; 

        Bu kiralama işlemleri ile ilgili KDV nin;

        - Kiraya verenin başka faaliyetleri nedeniyle KDV mükellefiyetinin bulunmaması (sadece sorumlu sıfatıyla KDV ödeyenler bu kapsama dâhildir),

        - Kiracının KDV mükellefi olması (sadece sorumlu sıfatıyla KDV ödeyenler bu kapsama dâhil değildir),

        şartlarının birlikte var olması halinde, kiracı tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilecektir.

        KDV ye tabi olan kiralama işlerinde kiraya verenin başka faaliyetleri dolayısıyla KDV mükellefi olması halinde, sorumluluk uygulaması söz konusu olmayak; kiraya verenin, kiralama faaliyetlerine ait KDV,  diğer faaliyetler ile birlikte genel esaslara göre beyan edecektir. Faaliyetleri sadece 2 No.lu KDV beyannamesi vermelerini gerektirenlerin bu kapsamda mütalaa edilmeyecek,  kiracının KDV mükellefi olmaması halinde de (faaliyetleri sadece 2 No.lu KDV beyannamesi vermelerini gerektirenler de bu kapsamda mütalaa edilecektir) kira bedeli üzerinden hesaplanan KDV,  kiraya veren tarafından mükellef sıfatıyla beyan edilecek, kiraya verenin başka nedenlerle KDV mükellefiyeti olmaması bu uygulamaya engel değildir.

        Buna göre, ticari faaliyet kapsamında olmamak ve iktisadi bir işletmenin aktifine kayıtlı bulunmamak kaydıyla gayrimenkullerin kiraya verilmesi işlemlerinde KDV hesaplanmasına gerek bulunmamaktadır.

        Ancak, kiralama işleminin ticari faaliyet kapsamında yapılması veya kiraya verilen gayrimenkulün bizatihi iktisadi bir işletme oluşturması ya da gayrimenkulün iktisadi bir işletmeye dahil bulunması halinde kira bedelleri üzerinden genel oranda (%18) KDV hesaplanacaktır.

        Bu açıklamalar çerçevesinde, ticari işletmenizin envanterine dahil edilen gayrimenkul üzerindeki payınızı kiraya vermeniz halinde, elde ettiğiniz gelirin ticari kazanç hükümlerine göre vergilendirilmesi gerekmekte olup elde ettiğiniz kira bedeli üzerinden fatura düzenlemeniz ve genel hükümler çerçevesinde KDV uygulamanız gerekmektedir. 

Katılıyorum

Katılmıyorum

0

N.Genc 12.08.2013

Eşim adına kiralık meskeni herhangi bir kira ödemesi yapılmaksızın iş yeri olarak vergi dairesine bildirtirdim. Vergi dairesine stopaj yükümlülüğüm bulunmakta mıdır?

        193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinin birinci fıkrasında; mal ve hakların sahipleri, mutasarrıfları, zilyedleri, irtifak ve intifa hakkı sahipleri veya kiracıları tarafından kiraya verilmesinden elde edilen iratların gayrimenkul sermaye iradı sayılacağı hükme bağlanmıştır.

        Aynı Kanunun 73 üncü maddesinde, "Kiraya verilen mal ve hakların kira bedelleri emsal kira bedelinden düşük olamaz. Bedelsiz olarak başkalarının intifaına bırakılan mal ve hakların emsal kira bedeli, bu mal ve hakların kirası sayılır. Bina ve arazide emsal kira bedeli, yetkili özel mercilerce veya mahkemelerce takdir veya tespit edilmiş kirası, bu suretle takdir veya tespit edilmiş kira mevcut değilse Vergi Usul Kanunu'na göre belirlenen vergi değerinin % 5'idir." hükmüne yer verilmiştir.

                 Öte yandan, aynı Kanununun 86 ncı maddesi uyarınca, tamamı tevkif suretiyle vergilendirilmiş gayrimenkul sermaye iratlarının gayrisafi tutarının, bu maddedeki tutarları aşması halinde, yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilmesi gerektiği hükme bağlanmıştır.

        128 Seri No'lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde açıklandığı üzere, tüccar, serbest meslek erbabı ve çiftçiler yalnızca ticari, mesleki veya zirai faaliyetlerine ilişkin olarak kiraladıkları mal ve haklar için ödedikleri kira bedellerinden tevkifat yapacaklardır. Aynı zamanda hem işyeri hem ikametgâh olarak kiralanan gayrimenkuller vergi mevzuatımız açısından işyeri olarak kabul edildiğinden bu gayrimenkuller için ödenecek kiraların tamamı üzerinden tevkifat yapılacaktır.

         Bu açıklamalar doğrultusunda,  eşiniz adına kiralanmış olan ve işyeri olarak bildirdiğiniz mesken için nakden veya hesaben kira ödemesinde bulunulmaması diğer bir ifadeyle, işyeri kirası olarak hesaplarda gider gösterilmemesi durumunda tevkifat yapılmayacaktır; 

Ancak söz konusu işyeri için emsal kira bedelinin belirlenerek o yıl için belirlenen beyan haddini aşması halinde eşiniz tarafından yıllık gelir vergisi beyannamesi ile genel hükümlere göre beyan edilerek vergilendirilmesi gerekmektedir.

Katılıyorum

Katılmıyorum

0

N.Genc 12.08.2013

Gayrimenkul sermaye iradı yönünden kayıtlı mükellefiz, 2011 yılında kredi ile aldığımız ve kiraya verdiğimiz bir gayrimenkulü 2013 yılında sattık ve satışı yaparken kredi anapara ve faizinin tamamını ödedik. 2013 yılı gayrimenkul sermaye iradı beyannamesinde, ödediğiniz kredi faizinin tamamını gider olarak göstergebilimiyiz. Ayrıca konutun satışı dolayısıyla değer artış kazancı doğacak mı?

        193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun "Giderler" başlıklı 74'üncü maddesinde, "Safi iradın bulunması için, 21 inci maddeye göre istisna edilen gayrisafi hâsılata isabet edenler hariç olmak üzere gayrisafi hâsılattan indirilecek giderler sayılmıştır. 

        Kiraya verilen mal ve haklar dolayısıyla yapılan ve bunlara sarf olunan borçların faizleri ile konut olarak kiraya verilen bir adet gayrimenkulün iktisap yılından itibaren beş yıl süre ile iktisap bedelinin % 5'i (İktisap bedelinin % 5'i tutarındaki bu indirim, sadece ilgili gayrimenkule ait hâsılata uygulanır. Ancak, indirilmeyen kısım 88' inci maddenin 3 üncü fıkrasının uygulanmasında gider fazlalığı sayılmaz) gider olarak indirilir. 

        Diğer taraftan, anılan Kanun'un "Değer Artışı Kazançları"  başlıklı Mükerrer 80'inci maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendinde; iktisap şekli ne olursa olsun (ivazsız olarak iktisap edilenler hariç) gayrimenkullerin iktisap tarihinden başlayarak beş yıl içinde elden çıkarılmasından doğan kazançların o yıl için uygulanan istisna haddini aşan kısmı  değer artış kazancı sayılarak vergilendirilmektedir.

                      Diğer taraftan, aynı Kanun'un "Safi Değer Artışı" başlıklı Mükerrer 81'inci maddesinde;

        "Değer artışında safi kazanç, elden çıkarma karşılığında alınan para ve ayınlarla sağlanan ve para ile temsil edilebilen her türlü menfaatlerin tutarından, elden çıkarılan mal ve hakların maliyet bedelleri ile elden çıkarma dolayısıyla yapılan ve satıcının uhdesinde kalan giderlerin ve ödenen vergi ve harçların indirilmesi suretiyle bulunur. Hasılatın ayın ve menfaat olarak sağlanan kısmının tutarı Vergi Usul Kanununun değerleme ile ilgili hükümlerine göre tayin ve tespit olunur. 

         Mal ve hakların elden çıkarılmasında iktisap bedeli, elden çıkarılan mal ve hakların, elden çıkarıldığı ay hariç olmak üzere Devlet İstatistik Enstitüsünce belirlenen toptan eşya fiyat endeksindeki artış oranında artırılarak tespit edilir. Şu kadar ki, bu endekslemenin yapılabilmesi için artış oranının % 10 veya üzerinde olması şarttır. 

         Diğer taraftan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 262'nci maddesine göre, Maliyet bedeli, iktisadi bir kıymetin iktisap edilmesi veyahut değerinin artırılması münasebetiyle yapılan ödemelerle bunlara müteferri bilimum giderlerin toplamını ifade eder.

         Bu hükümlere göre,  gerçek gider usulünü seçmeniz halinde, kira geliri elde ettiğiniz gayrimenkulün iktisabı için kullanılan konut kredisi dolayısıyla 2013 yılında ödemiş olduğunuz faizlerin tamamının, söz konusu yılda elde edilen kira geliri için verilecek yıllık gelir vergisi beyannamesinde indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır. Ayrıca, yine istisna edilen gayrisafi hâsılata isabet eden kısmı hariç olmak üzere söz konusu konutun iktisap yılından itibaren beş yıl süre ile iktisap bedelinin % 5'ine ilişkin indirilebilecek tutarı, yalnızca bu konuttan elde ettiğiniz gayrimenkul sermaye iradının tespitinde gider olarak indirim konusu yapmanız mümkün bulunmaktadır.

         Bununla birlikte, indirim konusu yapabileceğiniz iktisap bedelinin %5'i oranındaki tutarın indirilemeyen kısmı gider fazlalığı sayılamayacağından söz konusu indirimden dolayı zarar doğması halinde bu zararı gelecek yıllarda elde edeceğiniz kira gelirlerinden indirim konusu yapmanız mümkün bulunmamaktadır.

         Öte yandan, 2011 yılında iktisap ettiğiniz ve beş yıldan daha kısa süre içinde 2013 yılında sattığınız söz konusu konut dolayısıyla elde edilen hasılattan, elden çıkarılan konutun maliyet bedeli ile elden çıkarma dolayısıyla yapılan ve uhdenizde kalan giderlerle, ödenen vergi ve harçların indirilmesi sonucu kalan tutarın satışın yapıldığı yıl için belirlenen istisna miktarını aşması halinde, aşan kısmın değer artış kazancı olarak beyan edilmesi gerekmektedir.

         Safi değer artışı kazancının hesaplanmasına esas olmak üzere söz konusu konutun iktisap bedelinin belirlenmesinde, konutun elden çıkarıldığı ay hariç olmak üzere Devlet İstatistik Enstitüsünce belirlenen toptan eşya fiyat endeksindeki artış oranında artırılmak suretiyle tespit edilen iktisap bedelinin dikkate alınması gerekmektedir. Ancak,  ödenen kredi faizlerinin gayrimenkul sermaye iradının tespitinde indirim konusu yapılması nedeniyle, konutun maliyet bedeline eklenmesi mümkün bulunmamaktadır.

Katılıyorum

Katılmıyorum

0

N.Genc 12.08.2013

2009, 2010, 2011 ve 2012 yılları için gerçek gider usulünü seçmek suretiyle gayrimenkul sermaye iradı beyanında bulunduk. Kira gelirlerimizin üzerinde faiz ve kira gideri ödemelerimizin bulunması nedeniyle söz konusu yıllar için gider fazlalığı meydana gelmiştir. Bu gider fazlalığından meydana gelen zararların, gelecek yıllara devredilmek suretiyle gelecek yıllarda elde edilecek kira gelirlerimizin beyanında gider olarak indirim konusu yapılabilir mi?

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun "Giderler" başlıklı 74'üncü maddesinde; "Safi iradın bulunması için, 21 inci maddeye göre istisna edilen gayrisafi hasılata isabet edenler hariç olmak üzere gayrisafi hasılattan indirilecek giderlerin neler olduğu sayılmıştır.

Kiraya verilen mal ve haklar dolayısıyla yapılan ve bunlara sarf olunan borçların faizleri ile konut olarak kiraya verilen bir adet gayrimenkulün iktisap yılından itibaren beş yıl süre ile iktisap bedelinin % 5'i (İktisap bedelinin % 5'i tutarındaki bu indirim, sadece ilgili gayrimenkule ait hasılata uygulanır. Ancak, indirilmeyen kısım 88 inci maddenin 3 üncü fıkrasının uygulanmasında gider fazlalığı sayılmaz) gider olarak indirilir.

Sahibi bulundukları konutları kiraya verenlerin kira ile oturdukları konutun kira bedeli (kira indirimi gayri safi hasılattan bu maddenin 1 ila 9 ve 11 numaralı bentlerinden yazılı giderler düşüldükten sonra, kalan miktar üzerinden yapılır; kiranın indirilemeyen kısmı 88 inci maddenin 3 üncü fıkrasının uygulanmasında gider fazlalığı sayılmaz) de gider olarak indirilir.

Diğer taraftan, aynı Kanun'un 88'inci maddesinde; "Gelirin toplanmasında gelir kaynaklarının bir kısmından hasıl olan zararlar (80 inci maddede yazılı diğer kazanç ve iratlardan doğanlar hariç) diğer kaynakların kazanç ve iratlarına mahsup edilir.

Bu mahsup neticesinde kapatılmayan zarar kısmı, müteakip yılların gelirinden indirilir. Arka arkaya beş yıl içinde mahsup edilmeyen zarar bakiyesi müteakip yıllara naklolunamaz.

Ancak Menkul ve gayrimenkul sermaye iratlarında, gider fazlalığından doğanlar hariç, sermayede vukua gelen eksilmeler zarar addolunmaz." hükmü yer almaktadır.

Buna göre, gayrimenkul sermaye iradına konu olan sermayenin kendisinde meydana gelen eksilmeler, zarar sayılmamakta ve iradın gayri safi miktarının tespitinde gider olarak kabul edilmemektedir. Gayrimenkul sermaye iradının safi tutarının hesabında giderlerin fazlalığı dolayısıyla doğan zararlar ise, gelecek yıllarda beyan edilen gelirlerden indirilebilmektedir. Ancak, bu durumun istisnasını teşkil eden iki hususa aşağıda yer verilmiştir:

  • Konut olarak kiraya verilen bir adet gayrimenkule ait hasılattan indirim konusu yapılmak ve iktisap tarihinden itibaren beş yıl uygulanmak kaydıyla, iktisap bedelinin % 5 i oranındaki tutar ile
  • Sahibi bulundukları konutları kiraya verenlerin kira ile oturdukları konut veya lojmanların kira bedellerinin İndirilemeyen kısımları zarar olarak kabul edilmemekte, diğer gelir unsurlarından indirilemediği gibi gelecek yıllara da devredilememektedir.

Bu hükümlere göre, gerçek gider usulünün tercih edilmesi halinde, istisnaya isabet eden kısım hariç olmak üzere elde edilen gayrisafi kira gelirinden, ikamet edilen konutun kira bedeli dışındaki diğer giderler (zarar doğurucu giderler) indirim konusu yapıldıktan sonra kazanç kalması durumunda, ikamet edilen konuta ilişkin ödenen kira bedelinin indirilmesi gerekmektedir.

Ayrıca, faiz giderinizin istisnaya isabet eden kısım hariç olmak üzere, iradınızdan fazla olması halinde doğan zararın gelecek yıllarda beyan edilecek gelirinizden indirilmesi mümkündür.

Ancak, ikamet edilen konut için ödenen kira tutarı ile kiraya verilen konutun iktisap bedelinin %5'i tutarındaki indirimin, kira gelirinden indirilemeyen kısmı, Gelir Vergisi Kanununun 88 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca gider fazlalığı sayılmadığından zarar olarak beyan edilmesi ve sonraki yıllarda indirim konusu yapılması da mümkün değildir.

Katılıyorum

Katılmıyorum

0

N.Genc 12.08.2013

Dairemizi kira mukavelesi yapılmaksızın günlük veya haftalık sürelerle eşyalı olarak kiraya vermekteyiz. Kiraya verilen söz konusu dairede kalanlardan belirli bir kira bedeli alınmakta ve kiralamadan başka hiçbir hizmet verilmemektedir. Bu daireden elde edilen gelir, gayrimenkul sermaye iradı mı, ticari kazanç mı olacak?

        193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 37 nci maddesinde; "Her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançlar ticari kazançtır." hükmüne yer verilmiş olup, aynı Kanunun 70 inci maddesinin (1) numaralı bendinde, binaların sahipleri, mutasarrıfları, zilyetleri, irtifak ve intifa hakkı sahipleri veya kiracıları tarafından kiraya verilmesinden elde edilen gelirlerin gayrimenkul sermaye iradı olduğu belirtilmiştir.

        Anılan Kanunun gayrimenkul sermaye iradına ilişkin hükümleri uyarınca, binaların kısmen veya tamamen ya da boş veya dayalı döşeli şekilde kiraya verilmesinden elde edilen gelir gayrimenkul sermaye iradı olarak kabul edilmektedir. Günümüzde de konut olarak kullanılan binalar kiraya verilirken oda ve diğer müştemilatı ile birlikte tamamen kiracının kullanımına terk edilebilmekte olup, bu tür kullanımlar Borçlar Kanununda düzenlenen adi kiralama kapsamına girmektedir. Dolayısıyla bu tip kiralamadan elde edilen gelir gayrimenkul sermaye iradı olarak vergiye tabi tutulmaktadır.

        Ancak, gayrimenkullerin uzun süreli kiralanması suretiyle elde edilecek gelirden daha fazla gelir elde edilmesi amacıyla, günlük veya haftalık olarak, süreklilik arz eden bir şekilde farklı kişilerin kullanımına hazır halde bulundurulması, kalacak kişilere konutun teslimi ve kalma sürelerinin sonunda konutun teslim alınması ve yeniden kullanıma hazır hale getirilmesi bir organizasyonu gerektirmektedir. Ayrıca söz konusu konutun belirli bir bedel karşılığı olmak üzere günlük ya da haftalık olarak kullanıma sunulmasında bir kira akdinden söz edilmesi mümkün olmadığından bu faaliyetin ticari faaliyet olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.

    Buna göre bir organizasyon içerisinde devamlı olarak kısa sürelerle (günlük, haftalık) başkalarının istifadesine sunduğunuz konuttan müşterek maliklerinin her birinin elde ettiği gelirin ticari kazanç hükümlerine göre vergilendirilmesi gerekmektedir.

Katılıyorum

Katılmıyorum

0

N.Genc 12.08.2013

Şirketimiz ortaklarından birinin ikametgâhı için mesken olarak şirket adına kiralanan gayrimenkule ilişkin kira ödemelerinin şirket banka hesabından ödendiği belirtilerek, söz konusu kira ödemelerinden vergi kesintisi yapılacak mı?

                    193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinin birinci fıkrasında gayrimenkul sermaye iradının tarifi yapılmış, ikinci fıkrasında da birinci fıkrada yazılı mal ve hakların ticari veya zirai bir işletmeye dahil bulunduğu takdirde bunların iratlarının ticari veya zirai kazancın tespitine müteallik hükümlere göre hesaplanacağı; üçüncü fıkrasında ise tüccarlara ait olsa dahi işletmeye dahil bulunmayan gayrimenkullerle haklar hakkında gayrimenkul sermaye iradıyla ilgili hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir.

                 Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (5/a) bendi uyarınca, Kanunun 70 inci maddesinde yazılı mal ve hakların kiralanması karşılığında yapılan ödemelerden %20 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılacağı hükme bağlanmıştır.  

        Bu hüküm ve açıklamalara göre, şirketiniz tarafından şirketiniz ortaklarının ikameti için kiralanan gayrimenkul dolayısıyla nakden veya hesaben yapılacak kira ödemeleri üzerinden, Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (5/a) bendine istinaden %20 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılarak, muhtasar beyanname ile beyan edilmesi gerekmektedir.

        Öte yandan şirketiniz ortağının ikameti için kiralanan konutun Devlete, il özel idarelerine, belediyelere, köylere ve kurumlar vergisi mükelleflerine ait gayrimenkullerin kiralanması halinde tevkifat yapılmayacaktır. 

Katılıyorum

Katılmıyorum

0

N.Genc 12.08.2013

Bankadan kredi kullanarak satın aldığınız konutunuzda home office olarak serbest meslek faaliyetinizi yürüttüğünüz belirtilerek, kullanılan kredi için ödediğiniz faizlerin gider kaydı ve adres değişikliği halinde gider kaydı yapılıp yapılamayacağı

Serbest meslek faaliyetinizde kullandığınız gayrimenkulün iktisabı için kullandığınız banka kredisi dolayısıyla ödenen faizlerin, Vergi Usul Kanununun 262 ve 269. Maddeleri ve 163 ile 334 sayılı Vergi Usul Kanunu tebliğlerine göre gayrimenkulün aktife alındığı hesap dönemi sonuna kadar olan kısmının maliyete intikal ettirilmesi zorunlu olup, sonraki dönemlerde ödenen kredi faizlerinin ise maliyete intikal ettirilmesi veya doğrudan gider olarak indirilmesi mümkün bulunmaktadır.

        Öte yandan 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununun 68 inci maddesinin 1 inci fıkrasında; "Mesleki kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için ödenen genel giderler (İkametgâhlarının bir kısmını iş yeri olarak kullananlar, ikametgâh için ödedikleri kiranın tamamı ile ısıtma ve aydınlatma gibi diğer giderlerin yarısını indirebilirler. İş yeri kendi mülkü olanlar kira yerine amortismanı, ikametgâhı kendi mülkü olup bunun bir kısmını iş yeri olarak kullananlar amortismanın yarısını gider yazabilirler.)"  hükmüne yer verilmiştir.

        Buna göre,  banka kredisi kullanarak iktisap ettiğiniz konutunuzu home Office olarak kullanmanız nedeniyle, söz konusu konutunuz için hesaplanacak amortismanların ve ödenecek faizlerin yarısının serbest meslek kazancından indirilmesi mümkün olup,  kredi ile satın aldığınız konutunuzun işyeri olarak kullanılmaması halinde ise söz konusu  konuta ilişkin olarak hesaplanacak amortismanların ve ödenen faizlerin gider olarak indirilemeyeceği tabiidir.

Katılıyorum

Katılmıyorum

0

N.Genc 12.08.2013

bir şirkete ait iş hanını otel olarak işletmek için kiraladık. Kiraladığımız iş hanında konaklama hizmeti verilebilmek için mülk sahibi tarafından banka kredisi kullanılarak tadilat yapıldı ve kredi kullandıran bankanın işletmeci olarak şirketimizden kefalet istedi. Biz de bu kefaleti verdik. Mülk sahibince kullanılan banka kredisi asıl borçlu olan mülk sahibince ödenmedi, bu durumda biz ödedik. Ödediğimiz bu faizi şirketimi gider yazabilir mi?

        5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde, kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. 

        Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinde, safi kazancın tespit edilmesi sırasında indirilecek giderler sayılmış olup, maddenin birinci fıkrasının (1) numaralı bendi ile ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin safi kazancın tespitinde indirim konusu yapılacağı hükme bağlanmıştır.

        Anılan bent hükmü uyarınca, genel giderlerin kurum kazancından indirim konusu yapılabilmesi için, söz konusu giderlerle kazancın elde edilmesi ve idamesi arasında doğrudan ve açık bir illiyet bağının bulunması gerekmekte olup bu mahiyette olmayan giderlerin ticari kazancın tespitinde indirim konusu yapılabilmesi mümkün değildir.

        Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, mülk sahibinin kullanmış olduğu krediyi geri ödememesi halinde kefil olarak şirketinizce ödenecek tutarın ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan bir gider niteliğinde bulunmaması nedeniyle safi kurum kazancınızın tespitinde gider olarak indirim konusu yapılması mümkün bulunmamaktadır.

Katılıyorum

Katılmıyorum

0

N.Genc 12.08.2013

Şirketimizde yabancı çalışanımız olup, bu kişi ile şirketiniz arasında yapılmış olan hizmet akdine istinaden, yabancı çalışanınız ile tam mükellef gerçek kişi arasında imzalanan ve kurumunuzun da adi kefalet yolu ile kefil olduğu kira sözleşmesine göre çalışanınız tarafından ödenmesi gereken kira ödemesi şirketimizce yapılmaktadır. Bu durumda yabancı çalışanımız adına şirketimizce ödenen kira bedeli üzerinden Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesine göre tevkifat yapacak mıyız, bu ödemeyi gider olarak şirketin kayıtlarında göstergebilimiyiz.

        193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununun 61 inci maddesinde; "Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir. 

        Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez...." hükmü yer almaktadır.

         Aynı Kanunun "Vergi Tevkifatı" başlıklı 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında; istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmakla sorumlu olanlar sayılmıştır.

         Aynı maddenin (1) numaralı bendinde; hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61 inci maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç), 103 ve 104 üncü maddelere göre, (5/a) bendinde de 70 inci maddede yazılı mal ve hakların kiralanması karşılığı yapılan ödemelerden (2009/14592 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca) %20 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılacağı hükme bağlanmıştır.

                   Öte yandan, kira ödemesine konu gayrimenkulün ticari, zirai veya kurumlar vergisine tabi olan işletmelerin aktifinde kayıtlı olması halinde, bu gayrimenkul, anılan Kanunun 94 üncü maddesinde sayılanlar tarafından kiralanmış olsa bile, ödenen kira bedellerinden ticari, zirai veya kurumlar vergisine tabi işletmelere isabet eden kısmı üzerinden herhangi bir gelir vergisi tevkifatı yapılmayacak olup, gayrimenkul sahiplerinin elde ettikleri kira gelirlerinin ticari, zirai veya kurum kazancının tespitine müteallik hükümlerine göre hesaplanıp beyan edilecektir. 

         Bu hükümlerine göre; hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61 inci madde de yazılı ücret sayılan ödemelerden ve 70 inci maddede belirtilen mal ve hakların  kiralanması karşılığı nakden ve hesaben yapılan ödemeler üzerinden gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekir.

         Buna göre; yabancı çalışanınız ile tam mükellef gerçek kişi arasında imzalanan kira sözleşmesi gereği çalışanınız adına yapılan kira ödemeleri, yabancı çalışanınız ile şirketiniz arasında yapılmış olan hizmet akdine istinaden ve ücretine mahsuben ödendiğinden Gelir Vergisi Kanununun 61 inci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında belirtilen ödemeler kapsamında ücret olarak değerlendirilmesi ve aynı Kanunun 94 üncü maddesi kapsamında ücret olarak gelir vergisi tevkifatına tabi tutulması gerekir. Dolayısıyla bu ücret ödemesi şirketinizce genel giderler kapsamında kurum kazancının tespitinde indirim konusu yapılacaktır.

        Diğer taraftan, yabancı çalışanınız adına yapılacak kira ödemelerinin şirketinizce karşılanması ve kira ödemesine konu gayrimenkulün, sahibinin ticari, zirai işletmesine dahil olmaması veya kurumlar vergisine tabi olan işletmelerin aktifinde kayıtlı olmaması, başka bir ifade ile bir gerçek kişiye ait olması halinde, ayrıca Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin (5/a) numaralı bendi kapsamında da gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekir.  

Katılıyorum

Katılmıyorum

0

N.Genc 12.08.2013

kiracısı bulunduğumuz işyeri sahibi tarafından açılan kira tespit davası sonucunda, mahkeme kirayı artırması sonucu 2011-2012-2013 dönemleri için kira farklarını ve bu farklara ilişkin gelir vergisi tevkifatlarını (stopaj) 2013 yılında ödedik bu kira farklarını 2013 yılında mı gider yazacağız yoksa geriye dönük düzeltme beyannamesi mi vereceğiz.

        193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinde; safi kazancın tespit edilmesi sırasında indirilecek giderler sayılmış olup, maddenin (1) numaralı bendi ile ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin safi kazancın tespitinde indirim konusu yapılacağı hükme bağlanmıştır. Ayrıca,  ticari kazancın tespitinde tahakkuk esası geçerli olup, bir giderin safı kazancın tespitinde indirim konusu yapılabilmesi için mahiyet ve tutar itibariyle kesinleşmiş olması, kazancın elde edilmesi ve idamesi arasında bir illiyet bağının bulunması, kazancın elde edilmesine yönelik olması, bu giderlerin tevsik edici belgelere dayanması ve yasal kayıtlarda izlenmesi, karşılığında gayri maddi bir kıymet iktisap edilmemiş olması ve maliyete dahil edilecek giderlerden olmaması gerekir.

        Buna göre, 2010, 2011 ve 2012 yıllarına ilişkin olarak Mahkeme kararına istinaden ödemiş olduğunuz kira farkı ödemelerinin VUK’da yer alan belgelerle belgelendirilmesi halinde ödemenin yapıldığı dönem ticari kazancınızın tespitinde indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır. 

Katılıyorum

Katılmıyorum

0

N.Genc 12.08.2013

Sahip olunan bir gayrimenkulümüzü anonim şirkete lojman olarak kiraya verdik, kiracı şirket tarafından ödenen kiralardan gerekli gelir vergisi tevkifatı yapılıyor. Bunun yanında ikametimiz için başka bir konutu kiraladık. Gayrimenkul sermaye iradı beyannamesinde gerçek gider yöntemini seçmemiz halinde, kiraya verilen gayrimenkule ilişkin kira gelirinden gayrimenkulün iktisap bedelinin %5'i, gayrimenkule ilişkin sigorta giderleri ile kiralanan konut için ödenen kirayı indirim konusu yapabilecek miyim.

        Gelir Vergisi Kanununun 74 üncü maddesinin birinci, üçüncü, dördüncü ve onuncu fıkralarına aşağıdaki hükümlere yer verilmiştir.

"Safi iradın bulunması için, 21 inci maddeye göre istisna edilen gayrisafi hasılata isabet edenler hariç olmak üzere gayrisafi hasılattan aşağıda yazılı giderler indirilir:

        3. Kiraya verilen mal ve haklara müteallik sigorta giderleri;

        4. Kiraya verilen mal ve haklar dolayısıyla yapılan ve bunlara sarf olunan borçların faizleri ile konut olarak kiraya verilen bir adet gayrimenkulün iktisap yılından itibaren beş yıl süre ile iktisap bedelinin % 5'i (İktisap bedelinin % 5'i tutarındaki bu indirim, sadece ilgili gayrimenkule ait hasılata uygulanır. Ancak, indirilmeyen kısım 88 inci maddenin 3 üncü fıkrasının uygulanmasında gider fazlalığı sayılmaz), 

        10. Sahibi bulundukları konutları kiraya verenlerin kira ile oturdukları konutun kira bedeli (kira indirimi gayri safi hasılattan bu maddenin 1 ila 9 ve 11 numaralı bentlerinden yazılı giderler düşüldükten sonra, kalan miktar üzerinden yapılır; kiranın indirilemeyen kısmı 88'inci maddenin 3'üncü fıkrasının uygulanmasında gider fazlalığı sayılmaz); 

                   Aynı maddenin 5/a bendinde ise; 70 inci maddede yazılı mal ve hakların kiralanması karşılığı yapılan ödemelerden % 20 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılacağı hüküm altına alınmıştır.

        213 sayılı Vergi Usul Kanununun 156 ncı maddesinde işyeri "Ticari, sınai, zirai ve mesleki faaliyette işyeri; mağaza, yazıhane, idarehane, muayenehane, imalathane şube, depo, otel, kahvehane, eğlence ve spor yerleri, tarla, bağ, bahçe, çiftlik, hayvancılık tesisleri, dalyan ve voli mahalleri, madenler, taş ocakları, inşaat şantiyeleri, vapur büfeleri gibi ticari, sınai, zirai veya mesleki bir faaliyetin icrasına tahsis edilen veya bu faaliyetlerde kullanılan yerdir." şeklinde tanımlanmıştır.

        Öte yandan, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 19 uncu maddesine göre, bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yer yerleşim yeri olarak tanımlanmıştır.

        Buna göre, kiraya verilmiş gayrimenkulün "ticari, sınai, zirai veya mesleki  bir faaliyetin icrasına tahsis edilmesi"  veya bu faaliyetin icra edildiği yer olma özelliği taşıması durumunda  buranın "işyeri" olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.

        Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri ve yapılan açıklamalar çerçevesinde, 

        -  Gayrimenkul, Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinde sayılanlar içerisinde yer alan anonim şirket tarafından kiralanmış olsa da, konut olarak kullanıldığının tereddüde mahal bırakmayacak şekilde ispat ve tevsik edilmesi halinde, (muhtarlık ve apartman yönetiminden belge alınması veya MERNİS kayıtları ile ikametgah olarak kullanıldığının doğrulanması veya şirket çalışanının maaşına eklenip vergilendiğinin tevsik edilmesi vb. yöntemlerle) bu kiralama işleminin konut kiralaması olarak kabul edilmesi gerekmektedir.

        - Sahip olunan gayrimenkul, konut olarak kiralanmış olması nedeniyle  elde edilen kira geliri nedeniyle Gelir Vergisi Kanununun 21 nci maddesindeki istisnadan faydalanılacağı gibi, gerçek gider usulünün tercih edilmesi durumunda gayrimenkulün iktisap bedelinin %5'i ve ikamet edilen konuta ilişkin kira bedelinin gider olarak indirilmesi de mümkün olacaktır.

       - Gayrimenkulün konut olarak kiraya verilmiş olması halinde ise anılan istisnadan yararlanılabileceği gibi, gerçek gider usulünün tercih edilmesi durumunda anılan Kanunun 74 üncü maddesi uyarınca safi iradın tespitinde ilgili giderlerin indirimi mümkün bulunmaktadır. 

        - Ayrıca, tarafınıza nakden veya hesaben yapılan kira ödemesi sırasında brüt tutar üzerinden Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin 5 numaralı fıkrasının (a) bendi hükmü uyarınca % 20  oranında gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekmekte olup tevkif edilen vergilerin gelir vergisi beyannamesi üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilebileceği tabiidir. 

Katılıyorum

Katılmıyorum

0

Cevap vermek için üye olun

Üye Ol

Üye iseniz giriş yapın

Üye Girişi